|
|
|
|
TOPRAK ve KİRLİLİĞİ TOPRAK Hava ve su gibi,
canlıların yaşaması için vazgeçilmez unsurlardan bir diğeri de topraktır.
Toprak, bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposudur. Ülkemizin kullanılabilir arazi varlığının oranları
1 cm. kalınlıkta ki toprak ancak birkaç yüzyılda oluşabilmektedir.
TOPRAK KİRLİLİĞİ Yirminci asrın başından itibaren
modern tarıma geçilmesi ve sanayileşmenin hızlanması ile birlikte, toprak
kirliliği de bir çevre sorunu olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Daha önceki
asırlarda kullanılan güç ve enerji kaynaklarının yetersiz olması, nüfusun
azlığı, endüstrileşmenin henüz gelişmemesi sebebiyle diğer çevre faktörlerinde
olduğu gibi toprakta da herhangi bir kirlenme söz konusu değildi. Özellikle
yirminci yüzyılın ortalarına doğru hızlı nüfus artışı ile birlikte, tarım ve
diğer alanlardaki sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesine paralel olarak toprak
kirliliği de artmaya başlamıştır. Toprak kirliliği her geçen gün daha da ciddi
boyutlara ulaşan önemli çevre problemlerinden birisini teşkil etmektedir.
Ayrıca;
ormanların insanlar tarafından tahrip edilmesi, yakılarak tarla açılması, tarım
topraklarının hatalı işlenmesi, mera ve çayırların bilinçsiz kullanımı, aşırı
otlatma vb. sebeplerle oluşan toprak erozyonu, bugün dünyanın birçok bölgesinde
olduğu gibi ülkemizde de en önemli çevre sorunlarından biri olarak karşımıza
çıkmaktadır.
ANIZ YANGINLARI Yurdumuzda hububat hasadından sonra verimin yüksek olduğu ve saman sıkıntısı olmayan yıllarda, hububat alanlarının yaklaşık %30 'unun anızı yakılmaktadır. Anızın çok kolay, çabuk ve masrafsız olarak yok edilmesinin sebebi; böcek ve diğer zararlılar ile çeşitli hastalıkların azaltılması, toprak işlemede kolaylık sağlaması ve daha yüksek verim beklentisidir. Bazı yararlar beklenerek anız yakmanın olumlu etkileri yanında pek çok olumsuz etkileri de bulunmaktadır. a)Çevreye olan etkileri: Hava kirliliğine sebep olması ve karayolunda görüşün azalmasıyla trafik kazalarına sebep olmasının yanı sıra; anız yangınları komşu tarlalardaki ürünlere ve meyve bahçelerine, telefon direklerine, yerleşim yerlerine, ormanlara ve pek çok yaban hayvanına zarar vermektedir. b)Toprak özelliğine olan etkisi: Anız yangınıyla yüzey toprağının organik maddesi yok edilmiş olur. Toprak için çok önemli olan organik maddenin; yağış sularının emilmesini ve tutulmasını sağlamak, kümeleşmeyi temin ederek erozyonla taşınmayı önlemek, toprağın havalanmasını sağlamak gibi önemli fonksiyonları vardır. Anızın yakılması sırasında toprağın 1-3 cm.lik üst katmanının ısısı 50-750 C'ye kadar çıkmakta, bu sebeple mikroorganizmaların %70 'i zarar görmektedir. Halbuki topraktaki mikroorganizmaların faaliyeti sonucu organik madde parçalanır, ayrışır ve humus haline dönüşür. Yapılan araştırmalar sonucunda anız yakmanın toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini bozduğu, verimliliği düşürdüğü ve biyolojik dengeyi olumsuz yönde etkilediği anlaşılmıştır. Bu nedenle modern tarımda anız yakmaya yer yoktur. Ülkemizde 1993 yılından beri anız yakılması yasaklanmıştır.
EROZYON VE ÇÖLLEŞME - EROZYON: Toprağın bulunduğu yerden;
yağışlar, sel suları, rüzgar, çığ vb. etkenlerle taşınması olayıdır.
1. Su Erozyonu: Su erozyonu, diğer erozyon çeşitleri içerisinde en yaygın ve en etkilisidir. Eğimli arazilerde, vejetasyonun (bitki örtüsünün) zayıfladığı veya tamamen yok olduğu bölgelerde; yere düşen yağmur damlaları darbe etkisi ile bir kısım toprak parçasını yerinden kopararak parçalar. Böylece yüzeysel akışa geçen yağmur suları, bu toprak parçalarını sürükleyerek aşağılara taşır. Yüzeysel akış halindeki sular aşağılara indikçe, diğer yüzeysel akış suları ile birleşerek güçlenir ve giderek taşıma gücü de artar. Böylece akış sularının beraberinde taşıdığı toprak ve iri materyal miktarı çoğalarak, taşkın şeklinde akan ve büyük zararlara sebep olan seller meydana gelir. Su erozyonunun ileri boyutlarında büyük derelerin ve yarıkların oluşumu görülmektedir. Bu olayın diğer bir sonucu da, taban sularının yeteri kadar beslenememesi ve kuraklığa sebep olmasıdır. Yüzey toprağı besin maddeleri yönünden çok zengindir. Su erozyonu sonucu yüzey toprağının kaybolması, toprağı fakirleştirmekte ve toprağın verimini düşürmektedir. Bu erozyon çeşidi bütün ülkelerde görülmekte olup, erozyonla kaybolan toprak verimliliğinin yeniden kazanılması mümkün değildir. Rüzgar erozyonu ile mücadelede başarı sağlanmasına rağmen, su erozyonu ile mücadele çalışmalarında henüz yeterli mesafe alınamamıştır. 2. Rüzgar Erozyonu: Kurak ve yarı kurak iklime sahip bölgelerde yaygın olan rüzgar erozyonu; yeterli bitki örtüsü bulunmayan oldukça düz ve geniş arazilerde, gevşek yapıdaki kuru ve ince bünyeli toprağın şiddetli rüzgarların etkisi ile parçacıklar halinde yerinden oynatılarak, toz bulutları şeklinde yer değiştirmesi olayıdır. Rüzgar erozyonu ile toprakta yer yer çukurlar oluşur. Bu çukurlardan çıkan toprak, başka yerlerde toplanarak kum tepeleri meydana getirir. Rüzgar erozyonu; yolları, binaları ve su yollarını etkileyebilir, ayrıca tarımsal alanlarda hasara sebep olabilir. 3. Çığ Erozyonu: Çığ; yamaç üzerinde toplanan kar kütlesinin, yeni yağan karlarla aşırı yüklenmesi veya yamaçla bağlantısının zayıflaması halinde, herhangi bir etki ile dengesini kaybederek dağ yamacından aşağıya doğru kayması ve yuvarlanması olayıdır. Çığlar önlerine gelen engelleri tahrip eder, beraberinde toprak, taş ve ağaçları söker götürür. Bu şekilde meydana gelen aşınma ve taşınma olayına çığ erozyonu denir. 4. Yerçekimi Erozyonu (Kitle Hareketleri): Kitle hareketleri, genellikle ayrışma ürünü olan ve sağlam kaya üzerine oturmuş bulunan örtünün, esas itibariyle yerçekimi etkisi ile küçük veya büyük kitleler halinde yamacın aşağısına doğru yer değiştirmesi olayıdır. 5. Buzul Erozyonu: Yüksek dağlık arazilerdeki derelerde, çeşitli zamanlarda oluşmuş buzulların parça parça aşağılara doğru kayması sırasında, beraberinde moren (buzultaş) denilen çeşitli büyüklükteki materyal kitlelerini sürüklemesi ile meydana gelen aşınma ve taşınma olayına buzul erozyonu denir. - ÇÖLLEŞME:
Çölleşme ve kuraklık sorunları küresel bir nitelik taşımakta ve dünyanın bütün bölgelerini etkilemektedir. Bu sebeple çölleşmeyle mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmek için, uluslararası ortak bir eyleme ihtiyaç duyulmaktadır.
bilgiler çeverorman.gov.tr den alınmıştır |
|
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- TASARIMwww.ubesbilgisayar.com (212) 551 37 12 -- (0212) 551 34 86www.dolantoner.net www.dolabilentoner.com www.uluocak.com www.mesudiyeliler.com www.ubeshosting.com |