|
|
|
|
SU ve KİRLİLİĞİ
SU Dünya nüfusunun %40'ını barındıran 80 ülke şimdiden su sıkıntısı çekmektedir. 1940-1980 yılları arasında su kullanımı iki katına çıkmıştır. Nüfusun hızla artması, buna karşılık su kaynaklarının sabit kalması sebebiyle su ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Dünyadaki mevcut suyun hacmi 141 milyar m3 tür. Bu miktar dünya yüzeyini 3 km. kalınlığında bir tabaka halinde sarabilecek büyüklüktedir. Bu suyun % 98'i okyanuslarda ve iç denizlerde bulunmakta, fakat tuzlu olduğu için, içme suyu olarak kullanıma, sulamaya ve endüstriyel kullanıma uygun değildir. Dünyadaki suların ancak %2.5'i tatlı sudur. Bunun da %87'si buzullarda, toprakta, atmosferde, yeraltı sularında bulunur ve kullanılamaz durumdadır.
Türkiye'nin mevcut su potansiyelinin kullanım oranları;
SU KİRLİLİĞİ A- Yer altı Suları ve Kirliliği
Yeraltı suyu kirlenmesinin en büyük sebebi, evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmadan alıcı ortamlara verilmesidir. Katı, sıvı ve gaz atıklar alıcı ortama verildikten sonra; iklim durumuna, toprağın yapısına, yeryüzü şekline, atığın cinsine ve zamana bağlı olarak yeraltı sularına karışır. Ayrıca zirai mücadele ilaçlarının aşırı ve bilinçsiz kullanımı önemli bir kirlilik sebebidir. Kanalizasyon sisteminin bulunmadığı yerlerde, tuvalet çukurlarından ve gübrelerden sızan kirli sular yeraltı suyuna karışarak, özellikle yaz aylarında ölümlere yol açan bulaşıcı hastalıklara sebep olmaktadır.
B- Yerüstü Suları ve Kirliliği
Akarsu Kirliliği: Akarsular; küçük dereler, yağmur,
kar ve kaynak sularıyla beslenirler. Kanalizasyon suları, fabrika atıkları ile
havayı kirleten etkenlerin yağmur ve yüzey akışlarıyla taşınması, tarımsal
faaliyetler sonucu oluşan pestisit ve gübre gibi kimyasal atıklar, akarsuları
kirleten başlıca etkenlerdir. Akarsular ve okyanuslar belli bir seviyeye kadar
olan kirliliği arıtma özelliğine sahiptir. Bu sınır aşıldığında suda aşırı
kirlilik ve bozulma başlar. Akarsuların bazı etkenlerle kirlenmesi sonucu
akarsularda mevcut olan ekolojik denge bozulmakta, bitkiler ve hayvanlar olumsuz
yönde etkilenmektedir. Göl Kirliliği: Göl kirlenmesinin ana unsurları akarsular ve atmosferik olaylardır. Akarsularla taşınan çözünmüş ve askıdaki maddelerin önemli miktarı erozyon ve kimyasal çözünme sonucu oluşur. Ayrıca asit yağmurları da kirliliği artırmaktadır. Göle karışan kirleticilerin büyük bir kısmı akarsular, endüstriyel atıklar ve drenaj yoluyla taşınmasına karşılık, atmosferle kirliliğin taşınması da son derece önemlidir. Havadaki kirleticilerin yağışlar ve rüzgar gibi atmosferik etkenlerle uzun mesafelere taşınması ve yerüstü sularına karışması sonucu su kirliliği meydana gelmektedir. Deniz Kirliliği: Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olduğundan deniz kirliliği hayati önem taşımaktadır. Denizlerin taşımacılık ve turizm amacıyla kullanılması, evsel, endüstriyel atıkların arıtılmadan veya kısmen arıtılarak denize verilmesi, deniz kazaları sonucu meydana gelen petrol akıntıları, akarsulardan denizlere ulaşan tarımsal atıklar, kirlenmeyi meydana getiren başlıca etkenlerdir. Deniz kirliliğine sebep olan atıklar belirli bir zamanda, bir bölgedeki kirlenme yoğunluğuna bağlı olarak insan sağlığına ve çevreye olumsuz yönde etki etmektedir. Deniz kirliliğine sebep olan diğer faktörleri
şöyle sıralayabiliriz:
Deniz kazaları neticesinde önemli miktarlarda petrol döküntüsü suda birikmekte ve canlı ortamını tehdit etmektedir. Özellikle büyük petrol tankerlerinin kazaları sonucunda binlerce ton ham petrol denize dökülmektedir. Ham petrol taşımacılığı, petro-kimya sanayii ve organik kimya sanayiindeki gelişmeler kara, hava ve denizlerdeki kirlilik miktarını artırmıştır. Plastik maddelerin karadan ve gemilerden denize bırakılması, plajlara ve denizin doğal yaşamına ciddi zararlar vermektedir. Denizlerimizdeki kirlilik durumunu daha iyi anlamak için Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz'in kirlilik durumlarına kısaca değinmekte fayda vardır. Karadeniz'de Kirliliğin Sebepleri: Karadeniz'in bazı bölgelerinde yapılan araştırmalar sonucunda; koliform bakteri sayısı, organik madde miktarı, bulanıklık gibi kirlilik unsurlarının normal değerlerin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Trabzon'da yapılan bir araştırmaya göre; deniz kirliliğinin sebepleri önem sırasına göre şöyledir;
Marmara Denizi; özellikle Haliç ve İzmit Körfezi başta olmak üzere, fiziksel ve kimyasal kirleticilerin etkisinde kalmıştır. Giderek artan kentsel ve endüstriyel faaliyetler sonucu, bazı kirleticiler sınır değerlerin üzerine çıkmıştır. Bunlara ilaveten Haliç'te dere ve yamaçlardan gelen erozyon kalıntıları kirliliği artırmaktadır. Ege Denizi'nde Kirliliğin Sebepleri: Ege Denizi'nde ortaya çıkan en önemli kirletici kaynaklar; B. Menderes, Meriç ve Gediz Nehirleri ile Çanakkale Boğazı ve İzmir şehrinden ileri gelen kentsel ve endüstriyel atıklardır, İzmir Körfezi'nde petrol rafinerilerinden birisinin bulunması ve yoğun deniz trafiği de, petrol ve diğer petrol ürünleriyle körfezin kirlenmesine yol açmaktadır. Akdeniz'de Kirliliğin Sebepleri: Deniz yolu taşımacılığı, Mersin'deki petrol rafinerisi ve İskenderun Körfezindeki iki adet petrol boru hattı terminali önemli kirletici unsurlardır. Bununla birlikte Akdeniz'de kirlilik oranı, Marmara ve Ege Deniz'ine göre daha düşüktür.
ATIKSULARIN ARITILMASI İLE İLGİLİ ÜLKEMİZDEKİ DURUM
Tablodan da görüleceği gibi, 3225 belediyenin 2226’sında kanalizasyon şebekesi mevcuttur. Bir başka deyişle, belediyelerimizin %69’unda kanalizasyon şebekesine sahiptir. 3225 belediyenin 322’sine Atıksu Arıtma Tesisi hizmeti verilmektedir. Bakanlığımız tarafından yapılan çalışmalar sonucunda ülke genelinde 172 adet Belediye Atıksu Arıtma Tesisi bulunmaktadır. Ayrıca 35 adet belediye atıksu arıtma tesisinin inşaatı devam etmekte olup, 7 adet atıksu arıtma tesisi de ihale aşmasındadır. Ülkemizde faal olan toplam 107 adet OSB (Organize Sanayi Bölgesi) bulunmaktadır. Bunlardan 33’ünün Arıtma Tesisi bulunmakta olup, 9 OSB’de Atıksu Arıtma Tesisi inşaatı devam etmekte ve 3 OSB’de de Atıksu Arıtma Tesisi ihale aşamasındadır. Diğer Organize Sanayi Bölgeleri Çevre Kanunu kapsamında Atıksu Arıtma Tesislerini kanunda belirtilen sürelerde işletmeye almak zorundadırlar. Ülkemizde bulunan münferit sanayi tesislerinden 3195 adedinde Atıksu Arıtma Tesisi bulunmaktadır. bilgiler http://www.styd-cevreorman.gov.tr den alınmıştır |
|
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- TASARIMwww.ubesbilgisayar.com (212) 551 37 12 -- (0212) 551 34 86www.dolantoner.net www.dolabilentoner.com www.uluocak.com www.mesudiyeliler.com www.ubeshosting.com |