TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU
19 Temmuz 2005 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 25880
Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu
Kanun No: 5403
Kabul Tarihi: 03.07.2005
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1. —
Bu Kanunun amacı; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve
niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve
çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi
kullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2. —
Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak
belirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması,
koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının
katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların
önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin
sorumluluk, görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esasları
kapsar.
Tanımlar
MADDE 3. —
Bu Kanunda geçen;
a) Bakanlık: Tarım ve
Köyişleri Bakanlığını,
b) Kurul: Toprak Koruma
Kurulunu,
c) Toprak: Mineral ve
organik maddelerin parçalanarak ayrışması sonucu oluşan, yeryüzünü ince bir
tabaka halinde kaplayan, canlı ve doğal kaynağı,
ç) Arazi: Toprak, iklim,
topografya, ana materyal, hidroloji ve canlıların değişik oranda etkisi
altında bulunan yeryüzü parçasını,
d) Tarım arazisi: Toprak,
topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup,
hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar,
ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen
arazileri,
e) Mutlak tarım arazisi:
Bitkisel üretimde; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin
kombinasyonu yöre ortalamasında ürün alınabilmesi için sınırlayıcı olmayan,
topografik sınırlamaları yok veya çok
az olan; ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan, hâlihazır tarımsal
üretimde kullanılan veya bu amaçla kullanıma elverişli olan arazileri,
f) Özel ürün arazisi: Mutlak
tarım arazileri dışında kalan, toprak ve
topografik sınırlamaları nedeniyle yöreye adapte olmuş
bitki türlerinin tamamının tarımının yapılamadığı ancak özel bitkisel
ürünlerin yetiştiriciliği ile su ürünleri yetiştiriciliğinin ve avcılığının
yapılabildiği, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri,
g) Dikili tarım arazisi:
Mutlak ve özel ürün arazileri dışında kalan ve üzerinde yöre ekolojisine
uygun çok yıllık ağaç, ağaççık ve çalı formundaki bitkilerin tarımı yapılan,
ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri,
ğ) Marjinal tarım arazisi:
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri
dışında kalan, toprak ve
topografik
sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel toprak işlemeli tarımın
yapıldığı arazileri,
h) Yeter büyüklükte tarımsal
arazi parseli: Makineli tarımda toplam işlem zamanları ve alan kayıplarını
optimum yapabilen, arazi nitelikleri, ürün deseni ve potansiyeline göre
Bakanlık tarafından belirlenen ve daha fazla küçültülemeyecek en küçük
parsel büyüklüğünü,
ı) Yeter gelirli tarımsal
işletme: Bir tarım işletmesinde üretim faktörlerinin rasyonel kullanımına
olanak vererek işletmenin gelişmesini temin eden, ailenin ekonomik ve sosyal
gelişimini temin edecek gelir ile tarımsal yapının muhafazası ve tarımın
sürekliliğini sağlayan en küçük işletme büyüklüğünü,
i) Tarım dışı alanlar:
Üzerinde toprak bulunmayan çıplak kayaları, daimi karla kaplı alanları,
ırmak yataklarını, sahil kumullarını, sazlık ve bataklıkları, askeri
alanları, endüstriyel, turizm, rekreasyon, iskân, altyapı ve benzeri
amaçlarla plânlanmış arazileri,
j) Sulu tarım arazisi:
Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su
kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı
arazileri,
k) Tarımsal amaçlı yapılar:
Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte
olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu
olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, mandıra, üreticinin bitkisel
üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut
ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında
kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede
üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde
işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise
bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından
tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer
tesisleri,
l) Arazi yetenek
sınıflaması: Toprak bozulmasına neden olmayacak şekilde arazinin en uygun
kullanım şeklini belirlemek için kullanım ve koruma verilerini bir araya
getirerek temel toprak etütlerine ve iklim koşullarına dayalı yapılan
plânlamalara yönelik arazi sınıflamasını,
m) Arazi kullanım
plânlaması: Her ölçekte plânlamaya temel oluşturmak üzere, toprağın ve diğer
çevresel kaynakların bozulmasını önlemek için ekolojik, toplumsal ve
ekonomik şartlar gözetilerek sürdürülebilirlik ilkesine uygun, farklı arazi
kullanım şekillerini oluşturmaya yönelik toprak ve su potansiyelinin
belirlenip, sistematik olarak değerlendirilmesini ve birbirleri ile olan
ilişkilerini ortaya koyan rasyonel arazi kullanım plânlarını,
n) Tarımsal amaçlı arazi
kullanım plân ve projeleri: Tarım alanlarında yörenin ekolojik, ekonomik ve
toplumsal özellikleri dikkate alınarak toprakların sürekli üretkenliğini
sağlayacak tarım tekniklerini, toprak, su, bitki ve insan ilişkileri ile
toprak korumaya yönelik diğer fiziksel, kimyasal, kültürel ve bitkisel
düzenlemeleri kapsayan rasyonel tarımsal arazi kullanım plân ve projelerini,
o) Toprak koruma projeleri:
Toprağın doğal veya insan faaliyetleri sonucu yok olmasını, bozulmasını veya
zarar görmesini önlemek ve sürekli üretken kalmasını sağlamak için yapılan
fiziksel, kültürel ve bitkisel tedbirleri kapsayan projeleri,
ö) Arazi toplulaştırması:
Arazilerin doğal ve yapay etkilerle bozulmasını ve parçalanmasını önlemek,
parçalanmış arazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet
hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik,
ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulmasını
ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım
şekillerinin belirlenmesini, köy ve arazi gelişim hizmetlerinin
sağlanmasını,
p) Toplulaştırma proje
sahası: Toplulaştırma projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanı,
r) Arazi bozulması: Arazinin
doğal veya yapay etkiler sonucu özelliklerinin değişikliğe uğraması ile
ekonomik ve ekolojik işlevlerinin azalması veya yok olmasını,
s) Toprak veri tabanı: Arazi
ve toprak kaynaklarının nitelikleri ile birlikte belirlenerek kayıt altına
alındığı veri tabanını,
ş) Tahsis: Bu Kanun
kapsamında değerlendirilmek üzere, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin
hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan, vasfı ve hâlihazır
kullanım şekline bakılmaksızın toplulaştırma kapsamında
değerlendirilebilecek yerlerin, Maliye Bakanlığı tarafından Bakanlığa tahsis
edilmesini,
İfade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Arazi Mülkiyet Hakkının Kullanımı ve
Toprak Koruma Kurulu
Arazi mülkiyet hakkının kullanım esası
MADDE 4. —
Devletin hüküm ve tasarrufu altında ve Hazinenin özel mülkiyetinde olan
araziler ile kamu kurumlarına, gerçek ve tüzel kişilere ait olan arazilerin
mülkiyet hakkı kullanılırken toprağın; bitkisel üretim fonksiyonu,
endüstriyel,
sosyo-ekonomik ve ekolojik
işlevlerinin tamamen, kısmen veya geçici olarak engellenmemesi amacıyla
araziyi kullananlar, bu Kanunun öngördüğü tedbirleri almakla yükümlüdür.
Toprak Koruma Kurulu
MADDE 5. —
Her ilde, valinin başkanlığında, ildeki tarımdan sorumlu birim amiri
tarafından başkan yardımcılığı ve
sekretarya
hizmetleri görevi yürütülmek üzere, ilde plân yapma yetkisine sahip kamu
kurum ve kuruluşları ile üniversitelerden, üç birimin ve Maliye Bakanlığının
ildeki üst düzey temsilcisi ile plânlama ve/veya toprak koruma konularında
ulusal ölçekte faaliyette bulunan kamu kurumu niteliğini haiz meslek
kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının yerel temsilcilerinden üç kişi
olmak üzere Kurul oluşturulur. Kurulun gündeminde bulunan araziler özel
kanunlarla koruma altına alınmış alanlar, Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğünün proje alanı veya 22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama
Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama
alanı ilân edilen yerlerden ise bu alanlarda uygulama yapan birimin yetkili
temsilcisi de Kurula dâhil edilir.
Kurulun kuruluşu, çalışma
usûl ve esasları Bakanlık tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
Kurulun görevleri
MADDE 6. —
Kurulun görevleri aşağıda belirtilmiştir:
a) Arazi kullanılan tüm
faaliyetlerde, arazinin korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılmasına
yönelik inceleme, değerlendirme ve izleme yapmak, ortaya çıkan
olumsuzlukları belirlemek, toprak korumayı ve bununla ilgili sorunları
giderici önlemleri almak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak için görüş
oluşturmak.
b) Arazi kullanımını
gerektiren tüm girişimleri yönlendirmek üzere, yerel plân veya projelerin
uygulanması amacıyla takibini yapmak.
c) Toprak koruma
önlemlerinin yerine getirilmesi sürecini yerel ölçekte izlemek,
değerlendirmek ve çözümleyici öneriler geliştirmek, hazırlanacak toprak
koruma ve arazi kullanım plânları doğrultusunda, yerel ölçekli yıllık iş
programları için görüş oluşturmak ve uygulamaya konulmasının takibini
yapmak.
ç) Ülkesel, bölgesel veya
yerel ölçekli yapılan plânlar arasındaki uyumu denetlemek.
d) Kanunda yer alan
konularla ilgili başvuruları almak ve ilgililere aktarmak.
e) Kanunla verilen diğer
görevleri yapmak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Toprak ve Arazi Varlığının Belirlenmesi
Toprak ve arazi varlığının belirlenmesine ilişkin esaslar
MADDE 7. —
Bakanlık, toprak koruma ve kullanmaya yönelik farklı sistemler kullanarak
arazi ve toprakla ilgili sınıflamaları ve haritaları yapar veya yaptırır.
Toprak ve arazi varlığının
belirlenmesi, sınıflandırılması, etüt, analiz ve sınıflama ile ilgili
standart oluşturulması, harita ve veri tabanının hazırlanması ve
kullanıcıların hizmetine sunulmasına ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlıkça
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
Tarım arazilerinin sınıflandırılması ve arazi parsel büyüklüklerinin
belirlenmesi
MADDE 8. —
Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre,
nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün
arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak
sınıflandırılır. Ayrıca Bakanlık tarım arazilerinin korunması,
geliştirilmesi ve kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabilir.
Tarımsal faaliyetin ekonomik
olarak yapılabildiği en küçük alana sahip ve daha fazla küçülmemesi gereken
yeter büyüklükteki tarımsal arazi parsel büyüklüğü, bölge ve yörelerin
toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek, Bakanlık
tarafından belirlenir.
Kamu yatırımları için
ihtiyaç duyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazileri, belirlenen yeter
büyüklükteki tarımsal arazi parsellerinden daha küçük parçalara bölünemez.
Miras yolu ile intikallerde yeter büyüklükteki parseller oluşturulamıyorsa
ifraz yapılmaz; ortak kullanım, kiralama veya satış yoluna gidilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Toprakların Korunması ve Arazi Kullanımı
Toprakların korunması
MADDE 9. —
Arazi kullanımını gerektiren her türlü girişim ve yatırım sürecinde
toprakların korunması, doğal ve yapay olaylar sonucu meydana gelen toprak
kayıplarının önlenmesi; arazi kullanım plânları, tarımsal amaçlı arazi
kullanım plân ve projeleri ile toprak koruma projelerinin uygulamaya
konulması ile sağlanır.
Arazi kullanım plânlarının yapılması
MADDE 10. —
Arazi kullanım plânları ile ülkesel ve bölgesel plânlamalara temel oluşturan
ve diğer fizikî plânlamalara veri teşkil eden; su potansiyeli, toprak veri
tabanı ve haritaları esas alınarak çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma
ilkesi doğrultusunda toprağın niteliği, arazinin yeteneği ve diğer arazi
özellikleri gözetilerek uygun arazi kullanım şekilleri belirlenir.
Bakanlık tarafından
hazırlanan veya hazırlattırılan arazi kullanım plânlarında; yerel, bölgesel
ve ülkesel ölçekte tarım arazileri, mera arazileri, orman arazileri, özel
kanunlarla belirlenen alanlar, yerleşim alanları, sosyal ve ekonomik amaçlı
altyapı tesisleri ile diğer arazi kullanım şekillerine yer verilir.
Bakanlık, arazi kullanım plânlarının hazırlanmasını ihtiyaca göre
valiliklere devredebilir.
Özel kanunlarla belirlenen
veya belirlenecek alanlarda, ilgili kanun hükümleri saklı kalmak kaydı ile
arazi kullanım plânlarında yer verilen kullanım şekilleri, ilgili kanunlar
kapsamında sorumlu bakanlık veya kuruluşlar tarafından değerlendirilir.
Tarım arazileri, bu Kanunda
belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, arazi kullanım plânlarında
belirtilen amaçları dışında kullanılamaz.
Arazi kullanım plânının
hazırlanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlık tarafından hazırlanacak
yönetmelikle belirlenir.
Tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projelerinin hazırlanması
MADDE 11. —
Tarım arazilerinde toprağın kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin
sürekli üretim sağlayacak şekilde korunarak kullanımı için, en az bir ziraat
mühendisi sorumluluğunda tarımsal amaçlı arazi kullanım plân veya projeleri,
valilikler tarafından hazırlanır veya hazırlattırılır.
Tarımsal amaçlı arazi
kullanım plân veya projelerinin hazırlanmasında, çiftçilerin ve arazi
sahiplerinin görüşleri alınır.
Arazi sahipleri ve araziyi
kullananlar, hazırlanan plân ve projelere uymakla yükümlüdür.
Tarımsal amaçlı arazi
kullanım plân veya projelerinin uygulanacağı arazinin sınırları, büyüklüğü
ve uygulama ile ilgili diğer usûl ve esaslar, Bakanlık tarafından
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
Toprak koruma projelerinin hazırlanması
MADDE 12. —
Toprağın bulunduğu yerde, doğal fonksiyonlarını sürdürebilmesinin sağlanması
amacıyla korunması esastır.
Kentsel yerleşim amaçlı imar
plânı bulunan yerler dışında, zorunlu olarak kazı veya dolgu gerektiren
herhangi bir arazi kullanım faaliyeti sonucu toprak kayıpları ve arazi
bozulmaları söz konusu ise araziyi kullananlar tarafından toprak koruma
projeleri hazırlanır veya hazırlattırılır.
Toprak koruma projeleri
arazi bozulmalarını ve toprak kayıplarını önlemek için gerekli olan
sekileme, çevirme, koruma duvarı,
bitkilendirme, arıtma, drenaj gibi
imalat, inşaat ve kültürel tedbirleri içerir, en az bir ziraat mühendisi
sorumluluğunda hazırlanır ve valilik tarafından onaylanır.
Heyelan, sel ve rüzgar gibi
doğal olaylar sonucu meydana gelen toprak kayıplarını önlemek için
valilikler, toprak koruma projelerini hazırlatarak uygulamasını yapar veya
yaptırır.
Toprak koruma projelerinin
gerekliliği, hazırlanması, uygulanması, yetki ve sorumlulukların
belirlenmesi ile ilgili usûl ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanacak
yönetmelikle belirlenir.
Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı
MADDE 13. —
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu
tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak,
alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik
stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya
çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama
ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık
tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı
kararı alınmış plân ve yatırımlar,
İçin bu arazilerin amaç dışı
kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık
tarafından izin verilebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel
ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında
kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile
valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.
Tarımsal amaçlı yapılar
için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve
özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.
Birinci fıkranın (c) ve (ç)
bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım
arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen
yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.
Bu madde kapsamında
valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından
değerlendirilerek karara bağlanır.
Tarım arazilerinin korunması
ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları tüzükle
düzenlenir.
Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması
MADDE 14. —
Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış
kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının
hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Bakanlığın
teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak
belirlenir.
Büyük ovalardaki koruma ve
geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları,
kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler
tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.
Büyük ovalarda bulunan tarım
arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan
bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin
ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler,
İçin tarım dışı kullanımlara
Bakanlıkça izin verilebilir.
Büyük ova koruma alanlarının
belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar tüzükle düzenlenir.
Erozyona duyarlı alanların belirlenmesi ve korunması
MADDE 15. —
Doğal ve yapay olaylar sonucu toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik
özellikleri bozulmuş veya bozulma ihtimali olan araziler ile
millenmeden önemli derecede etkilenen
baraj, gölet ve benzeri
rezervuar
havzalarında toprak kayıplarını ve
millenmeyi
önlemek, koruma, geliştirme ve kullanmayı esas alan teknikleri yerleştirmek
amacıyla, kurulların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu
kararı ile erozyona duyarlı alanlar belirlenir.
Erozyona duyarlı arazilerin
belirlenmesi ve korunması amacıyla bu arazilerin kullanım plânları ve
altyapı projeleri; kurulların görüşleri dikkate alınarak, ilgili kamu kurum
ve kuruluşlarının hizmet alanları ile sınırlı olmak kaydıyla, kamu
kuruluşlarının birbirlerine bağlı hizmetlerini aksatmayacak şekilde bir uyum
ve zaman plânlaması içerisinde, havza bazında ilgili kamu kuruluşları
tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu amaçla yapılan veya yaptırılan rüzgar
perdeleri, sekiler, sel oyuntusu önleme yapıları gibi fizikî yapıların
korunması, arazi sahiplerine aittir.
Bakanlık; kurak, yarı kurak
ve az yağışlı yerlerde iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dâhil
olmak üzere, çeşitli nedenlerle toprak bozulması görülen çölleşmeye maruz
alanlarda ilgili kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile
işbirliği yaparak gerekli önlemleri alır veya aldırır.
Erozyona duyarlı alanların
belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlık tarafından
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
Toprak kirliliğinin izlenmesi ve önlenmesi
MADDE 16. —
Valilikler, tarımsal veya tarım dışı faaliyetlerden kaynaklanan toprağı
kirletici ve bozucu olumsuzlukların izlenmesi ve giderilmesi için gerekli
önlemleri alır ve aldırır.
Toprağı kirletenlere
9.8.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Arazi toplulaştırması ve dağıtımı
MADDE 17. —
Arazinin rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla parsel büyüklüklerinin
optimum ölçülerde oluşması için, arazinin yarısından çoğuna malik bulunan ve
sayıca maliklerin yarısından fazlasını oluşturanların muvafakati üzerine
isteğe bağlı, Bakanlığın veya kurulların talebi üzerine kamu yararı
gözetilerek isteğe bağlı olmaksızın, Bakanlar Kurulu kararı ile arazi
toplulaştırma proje sahası belirlenir ve uygulanır.
Bakanlar Kurulunun bu kararı
toplulaştırma ve diğer işlemler yönünden kamu yararı kararı sayılır. Bu
karar sonucu isteğe bağlı olarak veya maliklerin muvafakati aranmaksızın
proje bazında arazi toplulaştırması, köy gelişim ve tarla içi geliştirme
hizmetleri ile kırsal alan düzenlemesi Bakanlık tarafından yapılır veya
yaptırılır. Uygulamada isteğe bağlı toplulaştırmalara öncelik tanınır.
Toplulaştırma sahası olarak
tespit edilen yerlerde bulunan Hazinenin özel mülkiyetinde ve Devletin hüküm
ve tasarrufu altında bulunan ve toplulaştırma amaçlarına uygun olarak
değerlendirilmesi mümkün olan tarım arazileri, Bakanlığın talebine istinaden
vasfına ve mevcut kullanım şekline bakılmaksızın Maliye Bakanlığınca
Bakanlığa tahsis edilir.
Ekonomik ölçekte,
yaşayabilir ve gelişebilir tarım işletmeleri oluşturmak için tarım arazisi
bulunmayan veya yetersiz olan çiftçilere, tarımsal işletme kurabilmeleri
veya mevcut olanı geliştirmeleri amacıyla, toplulaştırma kapsamında tahsis
edilen yerler Bakanlıkça bedeli mukabilinde dağıtılabilir.
Bakanlık, yeter büyüklükte
olmayan tarımsal arazi parsellerini gerektiğinde toplulaştırma ve bu Kanun
kapsamında değerlendirmek üzere kamulaştırabilir. Toplulaştırma
uygulamalarında, tahsisli araziler ile birlikte bu araziler kullanılarak
yeter büyüklükte yeni parseller oluşturulur ve bu parseller; arazisi
kamulaştırılan veya yeter büyüklükte tarım arazisi olmayan yöre çiftçilerine
öncelikli olmak üzere rayiç bedeli üzerinden ve Bakanlıkça belirlenecek usûl
ve esaslara göre Maliye Bakanlığı tarafından doğrudan satılır. Bu amaçla
yapılan kamulaştırma ve satımlara konu olan işlemler ve düzenlenen kâğıtlar
Katma Değer Vergisi hariç her türlü vergi, resim, harç ve katkı payından
müstesnadır.
Toplulaştırma sonucu
oluşturulan parsellerin alanı ve arazi özellikleri birlikte değerlendirilir
ve gerçek kişilere, kamu ve özel hukuk tüzel kişilere ait toplulaştırmaya
konu arazilerden yol, kanal, tahliye kanalı gibi kamunun ortak kullanacağı
yerler için en fazla yüzde onu kadar ortak tesislere katılım payı düşülür.
Katılım payı için bedel ödenmez. Katılım payı dışında kesilen arazi
öncelikle varsa eş değer tahsisli arazilerden karşılanır, yoksa
kamulaştırılır.
Toplulaştırma sahası ilân
edilen yerlerle ilgili Bakanlar Kurulu kararı Resmî Gazete’de yayımlandıktan
sonra toplulaştırma işlemleri sonuçlanıncaya kadar bu alanlarda
toplulaştırmaya konu arazilerin mülkiyet ve zilyetliğinin devir, temlik,
ipotek ve satış vaadi işlemleri projeyi uygulayan birimin iznine bağlıdır.
Toplulaştırma çalışmaları
ile ilgili usûl ve esaslar tüzükle düzenlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Özendirme, Denetim, Yaptırımlar, Gelir ve Giderler
Özendirme
MADDE 18. —
Toprağın korunması, üretim gücünün geliştirilerek sürdürülmesi, arazinin
iyileştirilmesine yönelik toprak ıslahı ve tarla içi geliştirme
etkinlikleri, yeteneğe uygun arazi kullanımı konularında projeye dayalı
yatırım yapan, toprak işleme, sulama ve yetiştirme tekniklerini uygulayan
üreticilere, tarımsal desteklemelerde öncelik verilir, yatırımları Bakanlık
imkânlarıyla desteklenir.
Denetim
MADDE 19. —
Bu Kanunun uygulamasında denetim görevini Bakanlık, valilikler veya kurullar
yapar
ya da yaptırır. Bu Kanunda yer
alan projelerle ilgili denetim örnekleme yöntemiyle yapılır ve sonucundan
Bakanlık ve kurullara bilgi verilir. Uygulamada etüt, sınıflama, analiz gibi
toprak ve arazi ile ilgili teknik konularda denetim görevini Bakanlık yapar
veya yaptırır. Kurul üyesi kurum veya kuruluşlar ile sivil toplum
kuruluşları tespit ettikleri arazi bozulmaları ve toprak kayıpları ile
ilgili faaliyetler hakkında valiliklere ihbarda bulunabilir. Valilikler
konuyu inceleyerek, sonucu en geç üç ay içerisinde, ihbarı yapana bildirmek
zorundadır.
Tarım arazilerinin yanlış kullanımlarında uygulanacak cezalar
MADDE 20. —
Tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân
ve projelerine uyulması zorunludur.
Bu plân veya projelere
aykırı hareket edilerek arazi tahrip edilmiş veya diğer koruma ve üretim
yapılarına zarar verilmiş ise valilikçe tespit yaptırılarak sorumlular bir
kez uyarılır ve projeye uygunluk sağlanması için azami üç ay süre verilir.
Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda faaliyet
durdurulur. Valilikçe arazinin eski haline dönüştürülmesi için yapılan tüm
masraflar sorumlulardan tahsil edilir. Ayrıca, araziye zarar verenlere,
tahrip edilen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım
arazilerinin her metre karesi için bir Yeni Türk Lirası, marjinal tarım
arazilerinin her metre karesi için elli Yeni Kuruş idarî para cezası
verilir.
Valiliğin yaptıracağı
tespitlerle plân veya projelere uyulduğu ve arazi tahribatının durduğu
belirlenirse sınırlama ve hak mahrumiyetleri ortadan kalkar.
Tarım dışı amaçlı arazi kullanımlarına ilişkin cezalar ve yükümlülükler
MADDE 21. —
Tarım dışı arazi kullanımlarında toprak koruma projelerine uyulması
zorunludur.
Tarım dışı arazi kullanımına
izinsiz başlanılması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması
halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır:
a) Arazi kullanımı için
izinsiz işe başlanılmış ve çalışmalar devam ediyorsa; valilik işi tamamen
durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Kullanılan
arazi tarım dışı amaçlı kullanıma uygun yerlerden ise kullanılan alanın her
metre karesi için bir Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu
Kanunda öngörülen tedbirlerle birlikte gerekli izinlerin alınması şartıyla
işin tamamlanmasına veya iş bitmiş ise kullanımına izin verilir.
Arazi kullanım plânlarında,
tarımsal amaçlı kullanım için ayrılmış arazilerde, izinsiz yapılan bütün
yapılar yıkılır ve temizlenir. Arazinin yeniden eski haline gelmesi için
yapılan masraflar sorumlulardan tahsil edilir. Ayrıca, zarar verilen tarım
arazilerinin, her metre karesi için iki Yeni Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
b) Toprak koruma projelerine
aykırı hareket ederek arazinin tahribine ve/veya diğer koruma ve üretim
yapılarına zarar verilirse valilik tarafından sorumlular bir kez uyarılır ve
projeye uygunluk sağlanması için azami üç ay süre verilir. Bu sürenin
sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda yapılan işler valilikçe
tamamen durdurulur, verilen kullanım izni iptal edilir ve zarar verilen
mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazilerinin her
metre karesi için iki Yeni Türk Lirası, marjinal tarım arazilerinin her
metre karesi için bir Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Arazinin
temizlenmesi ve eski haline dönüştürülmesi için yapılacak masraflar ve
verilen bu cezalar sorumlulardan tahsil edilir.
Toprak koruma projelerinin
bulunmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması
sonucu arazi tahribi veya toprak kayıpları söz konusu olursa meydana gelecek
zararlardan; proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje
hazırlanmış ise projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur. Sorumlular,
kusurlu bulunan fiillerinin niteliğine göre 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı
Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca
cezalandırılırlar.
İdarî cezalara itiraz ve para cezalarının tahsili
MADDE 22. —
Bu Kanunda yazılı olan idarî cezalar o yerin en büyük mülki amiri tarafından
verilir. Verilen idarî cezalara dair kararlar ilgililere 11.2.1959 tarihli
ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara
karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare
mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine
getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz,
zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede
sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları 21.7.1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre Maliye Bakanlığınca tahsil olunur.
Gelir ve giderler
MADDE 23. —
Bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilen her türlü gelir ve cezalar, genel
bütçeye gelir kaydedilir. Kanunun uygulanmasına ilişkin gerekli ödenek
Bakanlık bütçesinde öngörülür.
ALTINCI BÖLÜM
Tüzük ve Yönetmelikler, Değiştirilen,
Geçici ve Son Hükümler
Tüzük ve yönetmelikler
MADDE 24. —
Bu Kanunun uygulanmasına dair tüzükler Bakanlar Kurulu tarafından,
yönetmelikler ise ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınarak Bakanlık
tarafından; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde
yürürlüğe konulur.
MADDE 25. —
3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 8 inci maddesinin birinci
fıkrasına aşağıdaki (c) bendi eklenmiştir.
c) Tarım arazileri, Toprak
Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal
amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.
MADDE 26. —
21.6.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 üncü maddesinin
ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Sulu veya kuru arazi ayrımı,
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.
4342 sayılı Mera Kanununun 7
nci maddesinin üçüncü fıkrası
gereği 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak işlemlerde Kadastro
Komisyonlarına konu uzmanı Ziraat Mühendisi dâhil edilir.
MADDE 27. —
25.2.1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununun 14 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendi ile dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve
maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
d) Köy yerleşim yeri ile
uygulama imar plânı veya uygulama plânlarına ilave imar plânlarının
hazırlanması, toprak muhafazası, gen kaynaklarının korunması, millî park ve
muhafaza ormanı kurulması, doğal, tarihî ve kültürel varlıkların korunması,
sel kontrolü, akarsular ve kaynakların düzenlenmesi, bu kaynaklarda
yapılması gereken su ürünleri üretimi ve termale dayalı tarımsal üretim
faaliyetleri için ihtiyaç duyulan,
Durum ve sınıfı çok iyi veya
iyi olan mera, yaylak ve kışlaklarda birinci fıkranın (a), (f) ve (g)
bentleri hariç, tahsis amacı değişikliği yapılamaz.
Bakanlık tarafından
uygulanacak mera veya arazi toplulaştırma projeleri kapsamında; arazinin
niteliği ve kullanım bütünlüğü dikkate alınarak işlenen tarım arazilerinden
mera kullanımına mera olarak kullanılan alanlardan arazi plânlaması
yapılabilir. Tarımsal kullanım veya mera bütünlüğü sağlamak için,
nitelikleri itibarıyla değişim yapılacak arazi bulunamaması durumunda bu
fıkra hükümlerine göre değerlendirmek, değiştirmek veya satın almak sureti
ile kamulaştırma yapılabilir. Kamulaştırılan bu araziler değişim veya
doğrudan satış ile değerlendirilir. Yapılan kamulaştırma ve değişim ile
ilgili işlemler ve düzenlenen kâğıtlar Katma Değer Vergisi hariç her türlü
vergi, resim, harç ve katkı payından müstesnadır.
GEÇİCİ MADDE 1. – 11.10.2004
tarihinden önce tarım arazileri; gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlı
kullanıma açılmış ve tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise söz konusu arazinin
istenilen amaçla kullanımı için, altı ay içerisinde Bakanlığa müracaat
edilmesi, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarım dışı
kullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş Yeni Türk Lirası
ödenmesi şartıyla izin verilir.
GEÇİCİ MADDE 2. – Çiftçi
kayıt sistemi oluşturulması amacıyla, ilgililerin isteği üzerine tarım
arazilerinin veraset intikal ve cins tashihi işlemleri için; Veraset İntikal
Vergisi, tapu harcı, döner sermaye ücreti ve her türlü vergi ve kesintiler
bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıllık süre içinde alınmaz.
Yürürlük
MADDE 28. —
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 29. —
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 18 Temmuz 2005